Renk Tonundan Kalite Okumak
Yaprak rengi, bir puronun daha elinize almadan verdiği en net işarettir. Açık kahveden koyu çikolata rengine uzanan geniş bir skala vardır ve derin ton çoğunlukla uzun olgunlaşmayı düşündürür. Önemli olan rengin kendisinden çok aynı kutudaki adetler arasında tutarlı kalmasıdır. Yirmi beşlik tüplü kutu ile yirmi beşlik piramit kutu gibi çok adetli paketler, bu tutarlılığı gözle sınamak için iyi bir zemin sunar. Bir adet diğerlerinden gözle görülür şekilde açık ya da koyuysa neden çoğu zaman sarım partisinin değişmesidir. Yarım ton sapmalar doğaldır, nitekim yaprak doğal bir malzeme olduğu için iki adet hiçbir zaman aynen eşleşmez. Yer yer solmuş ve mat görünen bir yüzey ise kurumaya işaret eder. Pencere kenarına tutup göz atmak rengi daha doğru gösterir. Fotoğraf ise ışık yüzünden tonu saptırabilir, bu yüzden kıyas yaparken elinizdeki adede güvenin. Bu yüzden işe başlamadan önce adetleri bir sıraya dizip renklerini yan yana görmek, okumayı hem kolaylaştırır hem de sağlam kılar, özellikle kutuda sıra dışı bir ton varsa hemen işaretleyin ve bu küçük alışkanlık genellikle ilk izlenimi güçlendirir.
Damar Görünümü Ne Anlatır
Yaprağın dokusu dikkatli bakıldığında pek çok ipucu sunar. İnce damarlar normaldir ve yaprağın doğal yapısından kaynaklanır. Kalın ve kabarık damarlar ise ekonomik bir seçimden gelmiş sayılabilir. Petit tubos incelemesi gibi kompakt bir vitolada yüzey daha yakın göründüğünden minik kırışıklıklar hemen fark edilir. Geniş çaplı robusto gibi dolgun bir adette ise yaprak daha büyük bir yüzeye yayıldığı için tutarlılığı ölçmek kolaylaşır. Nazikçe gezdirdiğinizde yüzeyin sert bir kabarmaya takılmaması olumlu sayılır. Çatlamış bir uç nemin dengesiz kaldığını düşündürür. Karşılaştırırken tek bir kusura odaklanmak yerine genel görüntüyü birlikte düşünmek daha dengeli kalır. Yaprak birleşimlerinin düzenli aralıklarla ilerlemesi de düzgün işçiliğin küçük bir kanıtıdır. Önce tüm adede tek bir göz gezdirişiyle göz atıp genel izlenimi belirlemek, sonra küçük kusurlara inmek en doğru sıradır ve erken bir kanaat vermenizi engeller, ayrıca bu alışkanlık zamanla gözünüzü keskinleştirir ve daha ilk bakışta hangi adedin farklı durduğunu anlamanızı kolaylaştırır, böylece her yeni kutuda aynı soruları en baştan sormak zorunda kalmazsınız.
Yağ Parlaklığı ve Doku
Dış yaprağın mat olmayan bir parlaklığı taşıması, taze kaldığını gösteren güzel bir ipucudur. Parlaklık yapay bir kaplama gibi izlenim vermemeli, ışığa göre ölçülü biçimde canlanmalı. Montecristo supremos gibi koyu renkli bir yaprakta bu ışıltı alttan geldiği için zor fark edilir. Puro olarak tubos gibi alüminyum kılıfta duran adetlerde ise yaprak çok daha az temas gördüğünden doku aşınmadan ulaşır. Pürüzlü dokunan bir sargı çoğu zaman düzgün biçimde dinlendirilmediğini ele verir. Aşırı yapışkan ya da ıslak bir his de aynı derecede yabana atılmamalıdır. Ortayı bulmak için adedi parmaklar arasında hafifçe döndürüp bakın. Yüzeyde parmak izi kalmıyorsa bu da iyi bir işaret sayılır. Kısacası düzgün bir yaprak kendini belli etmez; parlaklığı birbirini eşlik eder ve elin duracağı bir nokta bırakmaz. Bu bütünlük en çok yakından değerlendirildiğinde belli olur, zira tek bir parlak ya da mat bölge bütün adedi yansıtmayabilir, lakin yüzeyin genelinde tekrar eden bir görünüm varsa bu çoğu zaman saklama koşullarının, taşıma süresinin ve yaprağın kendi yapısının ortak sonucudur, dolayısıyla tek bir ize bakıp acele karar vermek yerine birkaç adedi birlikte değerlendirmek daha mantıklıdır.
Çap ve Gövde Düzgünlüğü
Puronun gövdesi boydan boya eşit çapta ilerlemeli, bir yerde daralıp sonra açılmamalıdır. Gözle kontrol için adedi düz bir yüzeye yatırıp kenar çizgisine göz atmak yeterlidir. Wide edmundo görsel notları gibi geniş çaplı kutularda yirmi beş adet yan yana dizildiğinden çap farkları çabuk anlaşılır. Wide edmundo tek incelemesi gibi tek bir adet alırken ise kıyas imkânı bulunmadığından kendine ait düzgünlüğüne bakmak gerekir. Yanma ucu kısmı ile taban ucunun çapı yakın olmalıdır. Kalınlığı cetvelle saptamaya gerek yok, çünkü avuç duyusu çoğu zaman fazlasıyla yeter. Gevşek hissedilen bölgeler tütün dizilimi düzensiz olduğunu düşündürür. Dolgun ölçü duman hacmini değiştirdiği için bu denge ayrıca değerlidir. Eşit bir gövde yalnızca düzgün görünmekle kalmaz; yanmanın kesintisiz sürmesine de yardımcı olur. Düzgün ölçüler, atölyenin hangi ölçüde titiz çalıştığını anlatır, üstelik bu basit gözlem, aynı kutudan çıkan adetlerin birbirine ne kadar yakın olduğunu gösterdiği için, ileride aynı ürünü yeniden değerlendirirken elinizde kıyaslanabilir bir ölçü bırakır ve notlarınıza güvenmenizi sağlar ve bu küçük denetim, sonraki alımlarda da işinize yarayacak bir alışkanlığa çevrilir.
Kapak ve Uç Kesimi
Kapak puronun en çok ihmal edilen ama çok şey söyleyen parçasıdır. Temiz yerleştirilmiş bir kapak yaprağa sıkı durur ve halkası açılmaz. Bir köşeden açılmış bir kapak ilk çekim sırasında yaprağın soyulmasına yol açabilir. Sigarillo olarak 20 club gibi kısa bir adette kapak bölgesi küçük olduğundan hafif bir kayıklık dahi fark edilir. Filtresiz sigarillo paketi gibi filtresiz bir formda ise uç kesiminin keskin durması daha da önem kazanır. Kapağın içi içeri çökük görünüyorsa iç dizilim yetersiz olabilir. Kesimi düz bir aletle tamamlamak, yüzeyi korur. Açılan uç hemen sonra beliren dairesel yüzey düzgünse sarım iyi demektir. Dikkatli bir kesimle açılan ucun ilk anda tıkanma yaratmaması da dokunarak saptanabilecek bir göstergedir. Özensizce kırpılmış bir kapak ise sonradan yaprağın gevşemesine neden olabilir, üstelik sivri, yuvarlak ya da düz olsun, her uç biçiminin kendine ait bir kesim yöntemi vardır ve bu yöntemi bilmek, kapağı bozmadan temiz bir açıklık elde etmenizi, dolayısıyla adedin ilk dakikadan itibaren düzgün yanmasını kolaylaştırır.
Ağızlık Kalitesine Bakmak
Filtreli formatlarda filtrenin duruşu ilk bakışta incelenecek başlıca yer olur. Uç parça gövdeyle düz bir çizgide durmalı ve bağlantı yeri bozulmamalı. Dannemann moods gold filter gibi açık renkli bantlı bir ürünün filtre yüzeyi lekelenmeden kalması beklenir. Sigarillo olarak moods mini double gibi çift kademeli bir tasarımda iki bölümün kalınlık ve ton bakımından dengeli olması şarttır. Burulmuş bir filtre özensiz birleştirilmiş olabilir. Filtre dış kısmında kırışıklık görülmemesi de bakılacak bir noktadır. Kısa süreli bir ezme sonrası filtrenin formuna dönebilmesi iyi bir işçiliğe örnektir. Ağız tarafındaki baskının okunaklı durması da ufak bir artıdır. Bu denge sırf görüntü uğruna değil, ağızda dengeli hissedilmesi açısından da değer taşır. Bir el kadar kısa bir süre süren kontrol sıklıkla işe yarar olur, hem de filtre ile tütün bölümü arasındaki sınırın temiz görünmesi, yapıştırıcının ya da sarım kâğıdının taşmadığını, yani montajın aceleye getirilmeden yapıldığını anlamanızı sağlar, bu da kutunun tamamı hakkında hızlı ve sakin bir fikir edinmenizi destekler ve hiçbir aletle ölçmeye gerek kalmadan, yalnızca dikkatli bir bakışla, birkaç saniye içinde genel bir kanı edinirsiniz.
Ambalaj Görünümünden Kalite Çıkarmak
Puro bandı ürünün vitrin kartı gibidir ve kenar çizgileri keskin olmalıdır. Taşmış bir baskı ya da yamuk yapıştırılmış bir bant özensiz bir hazırlığa bağlanabilir. Sigarillo olarak moods silver filter gibi açık renkli detaylı bir pakette parlak bölgelerin çizilmemiş olması önemlidir. Dannemann moods sunshine yirmilik gibi çok adetli bir pakette ise bütün parçalardaki etiket konumunun eşit olması düzeni yansıtır. Kâğıdın altındaki yaprak kabarmışsa yapıştırıcının gereğinden çok kullanıldığı anlaşılır. Paket kapağının hatları ezilmemiş ve parlaklığı değişmemişse korunmuş demektir. Selefon sargının temiz durması da hoş bir ayrıntıdır. Fakat ambalaj başlı başına hüküm belirlemez, yaprağa de dönmek gerekir. Baskı kalitesi bir garanti sayılmaz; ama tutarlı bir sunum çoğu zaman aynı özenin sarımda da uygulandığını düşündürür. Ambalajı açan biri şu küçük farkları kısa bakışta çıkarabilir, ayrıca böyle bir bakış, pahalı ya da ucuz ayrımı yapmadan yalnızca sunumdaki özeni ölçtüğü için herkesin uygulayabileceği bir yöntemdir ve deneyim kazandıkça sezginizle birlikte çalışan hızlı bir kontrol listesine dönüşür.
Tüp ve Kutu İçi Dizilim
Kutu açıldığında adetlerin yerleşim düzeni ilk bakışı oluşturur. Adetler aynı hizaya bırakılmışsa ve aralarında ezilme görünmüyorsa dikkat vardır. Onlu sunshine kutusu gibi küçük ambalajlarda adetler daha az hacim kapladığından sıra daha kolay görülür. Puro olarak moods tubos gibi ayrı kaplı formatlarda tüp ağzının oturması özellikle aranır. Tüpün içi lekesiz ve pürüzsüz durmalı; kenarlarda leke bulunursa adet fazla hareket etmiş olabilir. Kabı yavaşça sallamak adedin boşta durup durmadığını gösterir. Fazla sıkışık bir yerleşim de uç kapağını örseleyebilir. Rahat bir pay ideal sonucu oluşturur. Yerleşim hangi ölçüde sade olursa olsun, ambalajı kapatarak bir kez daha açtığınızda benzer sıralamayı yakalamak güven verir. Cepte bekletilirken oluşan ufak ezilmeler ise ayrı bir başlıktır, hem de kapağı açıp kapatırken tüpün ya da kutunun menteşesinin rahat çalışması, uzun süre kullanılacak bir ambalajda küçük ama her gün hissedilen bir kolaylık sağlar ve taşıma sırasında adetlerin kıpırdamasını sınırlar ve bu sayede kutunun nasıl saklandığı hakkında da birkaç saniyelik sessiz bir ön bilgiye ulaşırsınız.
Yanma Düzgünlüğünü İzlemek
Yanma çizgisi tadımın gözle izlenen bölümüdür. Düzgün ilerleyen ve bir yana kaymayan bir kor eşit bir dolgu demektir. Sigarillo olarak sigarillo 75 gibi kısa bir sigarilloda bu hat daha hızlı okunur, zira oturum uzun sürmez. Slims filter incelemesi gibi narin bir formda ise bir yana çekme kolaylıkla anlaşılır. Küllenen kısım gri beyaz ve birbirine tutunmuş ise tütünün iyi bir yapıda olduğu düşünülür. Kurşuni ve dağılan bir kül ise başka bir sonuç ortaya koyar. Külün makul bir uzunluk düzeyinde sağlam kalabilmesi güzel bir işaret sayılır. Bununla birlikte çekiş gücü bu görüntüyü etkileyebilir. Tüm bunların her biri ayrı ayrı kesin bir yargı vermez; ancak birkaç işaret üst üste göründüğünde sonuç belirginleşir. Notlarınızı küçük bir deftere yazarak gelecek seçimde kıyas olarak değerlendirebilirsiniz, üstelik düzenli not tutmak, farklı kutulardaki yanma davranışını yan yana koymanıza imkân verdiği için hangi görüntünün hangi sonuca bağlandığını zamanla daha kolay görmenizi sağlar ve bir sonraki seçimde gözünüzü doğru yere yöneltir.
Yüzeydeki Lekeleri Tanımak
Yüzeyde tozlu bir iz bulduğunuzda çoğu kişide küf gelir. Ama beyaz kristal diye bilinen oluşum yaprağın yağlarından çıkabilir. Ayırt etmek için yumuşak bir fırçayla nazikçe dokunmak yeterli. Toz gibi dağılıyorsa çiçeklenme ihtimali artar. Onlu cappuccino kutusu gibi aromalı paketlerde aroma kalıntısı farklı bir parlaklık bırakabilir. Neos chocolate gibi çikolata notalı bir paketçikte ise dış yüzeydeki pürüzsüz noktalar aromadan geliyor olabilir. Yeşilimsi yayılan pamuksu iplikler ise ayrı bir durumdur ve o adedi dışarı koymak mantıklıdır. Toparlarsak sargıdaki her tozlu iz küf değildir, öte yandan her mat alan da sıradan sayılamaz. Net bir ayrım için ışığı oynatıp tekrar tekrar göz atmak yararlı olur. Şüphede kalırsanız ilgili adedi bütünden bağımsız bir kapta saklayıp ertesi gün tekrar kontrol etmek makul olur, ayrıca aynı kutudaki birkaç adetin tamamında aynı görüntü tekrar ediyorsa, bu durum tek bir kusurdan çok ortak bir nedene işaret eder ve sonuca varmadan önce saklama ortamını, ısıyı ve nemi de hesaba katmak gerekir.